Rıza Sarraf Davası nedir ne değildir.


Nihal ATSIZ

Nihal ATSIZ

Okunma 03 Aralık 2017, 07:10

Nedir bu reza zarrab davası,

Yaklaşık olarak 1 haftadır bu davayı yakından izliyoruz. Şimdiye kadar yapılan açıklamalardan ve tutanaklardan edinilen bilgilere göre davayı ele alacak ve objektif olarak inceleyecek olursak kısaca aşağıdaki gibi özetleye biliriz.

Rıza Sarraf olayının tümü
İran devletine BM tarafından 2004 yılında dönem dönem ağırlaştırılan İran nükleer faaliyetleri dolayısıyla bir ambargo uygulanıyor. Bu ambargo sırasında bir uyanık olan reza adında bir velet var İrana devletlerin nakit girişi yapması mümkün değil ama altın girişinde bir problem yok ve altın işi yaptığı için ailesinin de İran devleti ile yakınlığı dolayısıyla dönemin İran kaynaklarına gidip altın ticareti ile ilgili ambargoyu delebileceğini ama İranın paralarına ulaşabilmesi için bir vekalet verilmesini istiyor. İranda dönemin hükümeti hemen bu velete bir vekalet hazırlayıp Türkiye'ye yolluyor ve olaylar zinciri başlıyor bu velet ortalıkta gezip çevre edinmeye başlıyor tabi bu arada elindeki vekaletnameyi gösterip paraları alıp yasal yollarla altın göndereceğim diyerek üçkağıt işlere bulaşıyor ve bundan dolayı da aktif banktan bir güzel fırça yiyor daha sonra dönemin Ekonomi bakanı Zafer Çağlayan ile tanışıyor ve bir gece konuşurlarken abi böyle bir şey yapıyorum diye ortaya atlar dansöz görmüş gibi sevinen Zafer çağlayan "haaa öyle mi %50 benim olursa sana yardım ederim nasiplenmiş oluruz" diyor ve bu olayın daha da karmaşık bir hal alması için başlangıç düdüğü çalıyor oyuncular ellerinde İran vekaleti o banka senin bu banka benim geziyorlar ve sonunda diyorlar ki ya bir Halk bankası var Tüm İranlıların paraları orada biz oraya girelim ve hemen başlıyorlar Halk bank ile görüşmeye eee tabi Ekonomi bakanından gelen ve veledin eline verilen vekaletname göz önünde bulundurulunca haliyle kabul ediliyor ve Aktif banktaki üçkağıdın üstünü örtüyorlar velet başlıyor sözde altın ticaretine alengirli yollarla bu altın ticaretini yaparken Halk bankası genel müdürünün radarına yakalanıyor ama Bakan emzik verip susturuyor sonra bu müdür diyor ki ben emzik istemem kuş sütü isterim ve bu genel müdürde hikayeye %50 ortak oluyor tabi burada Türkiyenin bir haberi yok olmasıda mümkün değil çünkü Türkiyeye göre işler İrandan aldığı ve İranın hakkı olan paranın üstünde döndüğü için ve bunlar da sözde yasal zemin üzerinde ilerliyor gibi göründüğü için kimsenin dikkatini çekmiyor. İran ajanı olarak bu velet Türkiyede güzel güzel geçinip dururken her zaman ambargo içeriği değiştiriliyor bu arada Hakan atilla adında bir yetkili çıkıyor bu işleri en iyi o bilir diye onu da kullanmaya karar veriyorlar ve bu adam cağızda bir yanında Ekonomi bakanı diğer yanında Genel müdürü görünce korkup eksik belgelerle veya imzalarla gelen her şeyi hile ile tamamlanmasına müsaade edip kabul ediyor ve bu arada yakalanmalarından korktuğu için beceriksiz velete daha doğru yapabilmesi için tüyolar vermeye başlıyor. Bu arada velet bir para transferi yaparken yakalanıyor ve Türkiye polisinin dikkatini çekiyor haaa bir de pusuda bekleyen salyaları akan beyaz giyen siyahlar var tabi hani şu kapı kapı dolaşıp dilenir gibi ağlayanlar var ya haaa işte onlar Türkiye polisi bu davanın peşinden gitmeye başlayınca bunlarda tüm herşeyi biz nasıl kullanırız derdine düşüyor ve polisin içine karışıyor olaylar başlayıp kişiler alınıp tapeler yayınlanınca ortalık şenlenmeye başlıyor ve davalar davalar derken meşhur veledimiz ve eşrafı dışarıya çıkarılıyor bundan sonra olaylar tam bir şenlik havası velet ekranlara çıkıp şov yapıyor ödüller alıyor neler neler oooo dersin memleketi kurtarmış döl ısrafı bu arada bakanlar görevden alınıyor Türkiye çalkalanıyor ortada milyarlarca dolar milletin ağzı açık Başbakanından Bakanlarına kadar herkes sahnelerde ödül milli kurtuluş bayramı ilan ediliyor resmen vesselam derken olayın ortaya çıkmasıyla İranda bir curcuna kopuyor ve hooooop daha dün ellerine vekalet verilen velet ve saz arkadaşları tek tek yakalanıp içeriye atılıyor tabi Türkiye hükümeti veleti ve saz arkadaşlarını koruyor ve dönemin İran hükümetine gidip kayıpların Türkiye hazinesinden ödenmesi için talepte bulunuyorlar ve olay o saniyeden sonra İran ajanı operasyonu olmaktan çıkıp Türkiye operasyonuna dönüyor. aradan zaman geçiyor ve tehditler alan veledimiz hemen bir panik havasıyla abd ye sığınıyor ve yaptıklarını 007 james bond edasıyla 10 dakikalık konuyu 3 günde bitiremez hale getiriyor. Kendisi bu operasyonun beyni diğer kişilerde satın aldığı adamlar oluyor ama anlat anlat bitiremiyor daha 2 hafta daha anlatacakmış abd halkı senoryo detayları sevdiği için 6 aylıkken çıkan dişini kanıt olarak sunarsa kimse şaşırmasın.

Peki sonuç ülkemizi etkileyebilir mi?
Olaylara baktığımız zaman akp cenahının tamamının bu oyunun içinde olduğunu düşünmekten başka hiç bir yolumuz yok zira yakalanan ve bugün suçunu itiraf eden kişiler yargılanıp paralarını bavullarla aldıktan sonra akp hükümeti tarafından resmen şov yapmaları için el üstünde tutuldu.bu bize aslında herkesin suçunu gayet net bir şekilde üstlendiğini gösteriyor. biz buradayız diye bağıran akp yönetimi bu olaydan sonra İran ambargo delme olayını resmen üstlenmiş oldular yani onlar başlattı ama sıcak parayı sevdik lütfen devam edelim dediler ve bunu tüm dünya nezdinde resmiyete kavuşturdular.

Buradan sonra neler mi olacak öncelikle yasalar gereği suç kişiseldir ve suçu işleyenler yargılanacaktır Bu davaların Türkiyeye uğraması mümkün değildir çünkü; aslında Türkiyede her şey hukuka uygun yapılmıştır ve Halk banktaki belgeler usülüne uygundur. burada suç Halk bank dışında işlendiği için ve veledimizin elinde de İran hükümetinin resmi vekaletnamesi olduğu için burada bankalar İran hükümetinin hakkı olan ticaretten kaynaklanan paranın İran hükümetinin vekaletini verdiği şirketler aracılığı ile nakit olarak değil gerek altın gerekse yiyecek ve diğer ihtiyaçlar için karşılanmasını taahhüt ettiği velet ve çetesine verilmesinden sonra gerçekleşen ve Türkiye Cumhuriyetinde bu ilişkiden çıkarı olan kişilerce işlenen bir dizi suçtan ibarettir dolayısıyla Türkiye cumhuriyeti veya bankaları burada mağdur taraftır neden mi çünkü belgeler yasaldır ama belgelendirenler yasal değildir. Türkiye Cumhuriyeti bu olayda ceza almasını gerektirecek hiç bir kayda sahip değildir söz konusu bankaların uluslar arası belgelerinde hiç bir eksiklik yoktur sadece sahtecilik vardır burada Türkiye Cumhuriyeti birinci derecede İran devleti ve bu şahıslar hakkında her türlü hukuki yaptırım yaptırma hakkını saklı tutuyor fakat iktidar sahiplerinin kendi iktidarlarını ve davaya karışmış kişileri koruma ihtiyacı içerisine girmesi dolayısıyla şuanda bu hakkını kullanamamaktadır.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.